Anal inkontinans (Gaz ve büyük abdest tutamama)

    

 

ANAL İNKONTİNANS (GAZ GAİTA TUTAMAMA)
Dr.Erdoğan Sözüer
 
İstemsiz olarak anal yoldan gaz, sıvı veya katı dışkı kaçırılmasıyanigaz ya da dışkının kontrol edilememesi durumudur. Başka bir tarifte ayda 2 kezden daha sık, uygun olmayan yerde ya da uygun olmayan zamanda istemsiz gaita çıkarılmasına anal inkontinans denmektedir. İnkontinansın derecesi hafif gaz kaçırmadan, sıvı ve hatta katı gaitayı bile tutamamaya kadar değişen geniş bir yelpazeyi kapsar. Basit in­kontinansta, gaz ya da şekilsiz gaita kaçırılması vardır ve bu daha kolay tedavi edilebilen bir tablodur. Ciddi inkontinansta ise şekilli ga­itanın tutulamaması söz konusudur ve pelvik taban kaslarında ciddi anatomik hasar ve/veya sinirsel harabiyet bardır, tedavisi ise çok daha zordur.
Yaşlılarda % 1-10, huzurevlerinde kalanlarda % 10-60’a varan oranlar bildirilmiştir. Aslında çok daha sık karşılaşılan bir problem olmasına karşın hastalar genellikle bilgisizlik, ihmal ve en önemlisi utanma gibi nedenlerle hekime başvurmazlar. İşin doğrusu anal inkontinans, doğru tanı ve tedavi açısındanözel bilgi ve beceri gerektirenzor bir hastalık grubudur.  
Anal inkontinansın sebepleri nelerdir?
Dışkılamanın normal olarak gerçekleşmesinde, bazı unsurlar rol oynar. Dışkının yapısal özelliği, içeriği, hacmi, geçiş zamanı, anorektal açı ve bu bölgenin anatomik yapısı, anal ve rektal refleksler, intakt sfinkter kas ve nöral mekanizmalar, rektal kapasite, anorektal bölge basıncı gibi unsurlar, oldukça önemlidir. Bu faktörlerde görülen bozukluklar neticesinde, inkontinans gelişmesi muhtemeldir.
-         Kadınlarda doğum esnasında makatın tutucu kaslarında veya bunları kasan sinirlerde meydana gelen yaralanmalar. Bu konu hakikatten çok önemli. Ülkemizde doktor kontrolü altında yapılmayan doğumlara bağlı olarak pek çok kadında makat kaslarında hasar meydana gelmekte, doğum sonrası dönemde kadın şikayetlerini dile getirmeye utanmaktadır. Doğum sonrası hemen ortaya çıkmasa dahi, ileri yaşlarda gaz-gaita kaçırma şikayetleri gelişebilmektedir.Bu şekilde yıllarca ve yıllarca idare etmeye çalışan o kadar kadın var ki. Cehalet var, derdini içine atıp söyleyememek var, inanılmaz bir sabır var, hangi doktora baş vuracağını bilememek var…
-         Daha önce makat bölgesi ile ilgili geçirilmiş ameliyatlarda (hemoroid, fistül, fissür ameliyatları) makat kaslarının hasara uğraması.
-         İshal gibi barsak hareketliliğin arttığı ve geçiş zamanının kısaldığı durumlarda da, inkontinans gelişebilmektedir. Makata ulaşan sıvı miktarı arttığı için, makat kasları zorlanabilir ve bu durumda, gaita tutulamayarak istem dışı defekasyon (büyük abdest yapma) görülebilir.
-         Rektumun anüsden dışarı sarkması (rektal prolapsusu). Kalın barsak her dışkılamada çıktığı için kasları yıpratır.
-         Makat bölgesindeki ağır enfeksiyonlar
-         İleri yaş (70’in üstü)
-         Şeker hastalarında yıllar sonra sinirlerde meydana gelen değişiklikler nedeniyle anal inkontinans görülebilir.
-         Bunlar dışında kolit tarzı hastalıklar, kronik kabızlık, tümörler ya da bazı nörolojik hastalıklara bağlı olarak da gaz-gaita kaçırma şikayetleri gelişebilmektedir.
Hocam bu durum çocuklarda da görülebilir mi?
Evet görülebilir, buna ‘enkoprezis’ diyoruz. Enkoprezis, 5 yaşından sonra normal gaita tutmada yetersizlik olarak tanımlanır. Okul çağı çocuklarında, erkeklerde kızlardan %1 oranında daha fazla görülür. Organik bozukluklar nadiren saptanır. Bu hastalık, kronik kabızlık, büyük dışkının makatta aşırı sertleşmesi ile birliktedir. Bu durum çocuk cerrahisi’nin sahasına girdiği için gerekli bilgileri ilgili meslektaşlarımızdan almanızı öneriyorum.
Anal inkontinansın tanısında nelerden yararlanıyoruz?   
Hastanın değerlendirilmesinde öncelikle çok iyi bir hikaye alınmalıdır. Çünkü Anal İnkontinans problemi olan hastalarda, fiziksel problemlerin yanında psikolojik sorunlar da görülebilmektedir. Bu yüzden, başvuru esnasında hastaların şikâyetlerinin çok iyi bir şekilde sorgulanması gerekmektedir. Çoğu zaman hastalar problemlerini gizli tutmaya çalışmaktadırlar. Daha sonra çok iyi bir fizik, nörolojik ve anorektal muayene yapılmalıdır. Nihayet barsakların ve makat kaslarının durumunu ortaya koymak için bazı tetkikler yapmak gerekecektir.
-         Makat içi ultrasonografisi
-         Makat ve rektumun dinlenme ve sıkma anında basınç ölçümleri (anal manometri)
-         EMG (elektromyografi) tetkiki
-         Endoskopik inceleme
-         Radyolojik tetkikler
Tedaviden bahseder misiniz?                                                                                                  Her şeyden önce bu hastaların çekinmeden cerraha başvurması gerekmektedir. Anal bölgenin yukarıdaki tetkiklerle iyi bir değerlendirilmesi yapıldıktan sonra hafif durumlarda bazı egzersizler ve ilaçlarla, ileri durumlarda ise tekniğine uygun yapılacak ameliyatlarla gayet iyi sonuçlar alınmaktadır. Uygun tedavinin planlanmasında, olaydan sorumlu anatomik ve/veya sinirsel bozuklukların tam olarak tespit edilmesi zorunludur. Tedavi hastalığın seviyesine ve sebebine göre değişir ve temelde konservatif ve cerrahi olmak üzere ikiye ayrılır.
Konservatif tedavi:
-         Psikolojik yaklaşım
-         Diyet düzenlemeleri
-         Büyük abdest yapma alışkanlığının kazandırılması
-         Makat egzersizi: Hafif kaçaklarda  yeterli olabilmektedir,makata kibrit çöpü kalınlığında cisim konur ve bu cisim isteyerek sıkılır böylece makat kaslarında güçlenme sağlanır.Bazı hastalarda makata kontrollü bir balon yerleştirilir ve balon şişirildikçe makat kasları kasılmaya zorlanmış olur. Bu teknik, daha çok mekanik bozukluğu olan hastalara tavsiye edilmektedir.
Cerrahi tedavi:
-         Makat bölgesindeki kaslar yan yana getirilerek kuvvetlendirme yapılabilir, veya başka bölgelerden kas transferi yapılabilir.
-         Eğer hastada rektal prolapsus (barsak sarkması) varsa bu durumun cerrahi olarak düzeltilmesi gerekir.